Video Deşifresi;
Şükran EROĞLU;
Gelelim ayıpsız misline, şimdi biz zaten otomotivde özellikle bedel iadesi istemeyin diyoruz. Şimdi artık diğer mallar için de aynı şey söz konusu. Yani bugün aldığımız cep telefonunu biz bir ay sonra veya iki ay sonra aynı fiyata alamıyoruz artık korkunç bir enflasyon var ve bunların hepsi ithal edildiği için yabancı para birimi üzerinden geldiği için de sürekli olarak yükseliyor ve değişiyor fiyatlar.
Onun için de biz tüketicilere diyoruz ki ayıpsız misli ile değişim isteyin bedel iadesi istemeyin. Çünkü bedel iadesi istediğinizde fatura bedelini iade edeceğiz. Buna ilaveten de faiz isterseniz faize de karar vereceğiz ama istemezseniz faize de karar veremiyoruz zaten onun için kayba uğramamak için ciddi bir maddi zarar söz konusu olmaması için ayıpsız misli ile değişim isteyecekler.
Diyelim ki bir laptop üzerinden gidelim örnekleyelim laptopun ayıpsız misli ile değişimini istediniz. Biz de kararımızı verdik. Bu kararı götürüp icraya koyuyorsunuz ve diyorsunuz ki ayıpsız misliyle değişim yapılsın ama karşı taraf cevap veriyor, icra müdürlüğüne diyor ki benim elimde bu laptop yok çünkü bu laptopun misli ona eşdeğer bir laptop üretilmiyor.
Dolayısıyla sizin dediğiniz gibi işte arada şu kadar fark var bunu ödesin tüketici vereyim o zaman ne yapacak tüketici icra memurluğuna talep açacak diyecek ki ticaret odasının elektronik eşya komitesine bir tezkere yazın bu tezkerede icra müdürü hatta o tezkereyi bence bir avukatla eğer bizzat kendi yapıyorsa bir avukatla yazmasında fayda var çünkü o laptopun bütün özelliklerinin orada belirtilmesi lazım.
Şu özellikleri taşıyan işte şu kadar işlemcisi olan şu ekran gibi bütün özelliklerinin yazıldığı bir tezkere diyorsunuz ki oradaki komiteye bugün üretilseydi bunun fiyatı ne olurdu?
Ve komite icra müdürlüğüne cevap veriyor. Bugün üretilseydi zaten bugünkü fiyatla çok cüzi farklar oluyor. Bugün üretilseydi şu kadar olurdu ve diyor ki O zaman tüketici bana bu parayı ödeyeceksin, yani fatura bedelini değil, bugün üretilen fiyat üzerinden bana ödeme yapacaksın. Onun için buna çok dikkat etmek lazım.
Komiteyi mutlaka devreye sokmak lazım eğer. Çünkü siz icra müdürüne bırakırsanız o ona ikinci el muamelesi yapar, bir tane bilirkişiye gönderir. Bilirkişi de onu belki de fatura bedelinin bile altında bir değer koyar. Çünkü amortismanı da düşer ve siz hakikaten çok büyük zarar edersiniz. Onun için de biz ne yapacağımızı bilerek hareket etmeliyiz.
Sefa KABAALİOĞLU;
O Ticaret Odalarının içindeki meslek komitelerinin verdiği kararı icra müdürlükleri kesin bilgi olarak kabul edip bu kadar ödenecektir yönünde karar veriyorlar değil mi?
Şükran EROĞLU;
Veriyorlar, Neden veriyorlar. Çünkü o bir bilirkişi raporu gibi aslında diyor ki bu kadar bu. Dolayısıyla yani onun eksiği veya fazlası söz konusu değil. Bugün üretilseydi bu kadar olacaktı. Bu otomotiv için de geçerli, her tür mal için geçerli. Yani icraya konulan her kararda eğer ayıpsız misliyle değişim varsa biz komiteleri kullanabiliriz ve kullanmalıyız zaten.
Sefa KABAALİOĞLU;
Ama onun öncesinde de tüketici lehine tüketici hakem heyetinden karar çıktığı zaman öncelikle konuşacağız ama o süreçlerin takip edilmesi yani satıcıya dönüp denmesi lazım ki ben bu şikâyetim de haklıydım kazandım. Sen bana ayıpsız misliyle değiştir, karşı tarafında demesi lazım ki üretimden kalktı bir üst modelini verebilirim. bu kadar fark o yazıyı da alıp değil mi?
Şükran EROĞLU;
Hayır, gerek yok direkt olarak İcraya gidip o kararı icraya koyabilirsiniz yani illa satıcı ile muhatap olmanız gerekmiyor,
Sefa KABAALİOĞLU;
Peki, ama ayıpsız misli ile değişimde İcra Müdürlüğü şunu aramıyor mu? Sen satıcıya gittin mi?
Şükran EROĞLU;
Hayır, neden aramıyor? Çünkü bizim verdiğimiz kararlar zaten mahkeme ilamı hükmünde yani satıcı ile görüşmeye gitmeden direk İcra Müdürlüğüne gidip ben bunu ayıpsız misli ile değişmesini istiyordum ama ben bedelini istiyorum, karşı tarafa zaten bir ödemeyi onu hatta karşı taraf söylüyor esasında hatta icradan tamam ordada der ki sen işte o para borcunun yerine getirilmesine ilişkin bir örnektir. Bunu yap denir yani ayıpsız misli ile değiştir, işte o da o zaman cevap verecek ayıpsız misli yok komite devreye girecek ondan sonra da o iş paranın ödenmesine yani takip yine aslında ayıpsız misliyle değişim talebiyle başlıyor ama karşı taraf şey yaptığı için karşı taraf hani bende ayıpsız misli yok dediği için icra dairesine satıcı ifa edemiyor, yapamıyor, paraya çevrilmesi söz konusu oluyor.
Video deşifresi;
Video konuşma dökümü-2-
Şükran Eroğlu – Avukat:
Gelelim ayıpsız misliyle değişime… Biz zaten özellikle otomotiv sektöründe tüketicilere, “Bedel iadesi istemeyin,” diyoruz. Artık diğer mallar için de aynı durum söz konusu. Bugün aldığımız bir cep telefonunu, bir ya da iki ay sonra aynı fiyata alamıyoruz. Çok yüksek bir enflasyon var. Ayrıca bu ürünlerin büyük bir bölümü ithal edildiği ve yabancı para birimi üzerinden ülkemize geldiği için fiyatları sürekli yükseliyor ve değişiyor.
Bu nedenle tüketicilere, “Ayıpsız misliyle değişim isteyin, bedel iadesi istemeyin,” diyoruz. Çünkü bedel iadesi talep ettiğinizde size faturada yazılı olan bedel iade edilir. Buna ilaveten faiz talep ederseniz faize de karar verilebilir; ancak faiz talep etmezseniz faize karar veremiyoruz. Dolayısıyla tüketicinin kayba uğramaması ve ciddi bir maddi zararla karşılaşmaması için ayıpsız misliyle değişim talep etmesi gerekir.
Diyelim ki bir laptop üzerinden örnek verelim. Laptopun ayıpsız misliyle değiştirilmesini istediniz ve biz de bu yönde karar verdik. Kararı götürüp icraya koyuyor ve “Ürünün ayıpsız misliyle değişimi yapılsın,” diyorsunuz. Fakat karşı taraf icra müdürlüğüne, “Benim elimde bu laptop yok. Bu laptopun misli veya ona eş değer bir laptop artık üretilmiyor. Arada şu kadar fiyat farkı var; tüketici bu farkı ödesin, ürünü vereyim,” şeklinde cevap veriyor.
Bu durumda tüketici ne yapacak? İcra müdürlüğüne talepte bulunarak, “Ticaret odasının elektronik eşya meslek komitesine bir tezkere yazın,” diyecek. Tüketici süreci bizzat takip ediyorsa, bu tezkerenin bir avukatın yardımıyla hazırlanmasında fayda var. Çünkü laptopun işlemcisi, ekranı ve diğer bütün teknik özelliklerinin tezkerede ayrıntılı biçimde belirtilmesi gerekir.
Ticaret odasındaki ilgili komiteye, “Bu ürün bugün üretilseydi fiyatı ne olurdu?” diye sorulur. Komite de icra müdürlüğüne, “Bu ürün bugün üretilseydi değeri şu kadar olurdu,” şeklinde cevap verir. Bunun üzerine tüketici, karşı tarafa, “Bana fatura bedelini değil, ürünün bugün üretilmesi hâlindeki değeri üzerinden ödeme yapacaksın,” diyebilir.
Bu konuya çok dikkat etmek ve ilgili meslek komitesini mutlaka devreye sokmak gerekir. Çünkü işi yalnızca icra müdürlüğüne bırakırsanız ürüne ikinci el muamelesi yapılabilir ve dosya bir bilirkişiye gönderilebilir. Bilirkişi, ürünün amortismanını da düşerek fatura bedelinin bile altında bir değer belirleyebilir. Bu durumda gerçekten çok büyük bir maddi zarara uğrarsınız. Onun için ne yapacağımızı bilerek hareket etmemiz lazım.
Sefa Kabaalioğlu – Tüketici Hakları Uzmanı:
Ticaret odalarının bünyesindeki meslek komitelerinin verdiği bu bilgiyi icra müdürlükleri kesin bilgi olarak kabul ediyor ve “Bu kadar bedel ödenecektir,” yönünde işlem yapıyorlar, değil mi?
Şükran Eroğlu – Avukat:
Evet, yapıyorlar. Çünkü meslek komitesinin verdiği bu bilgi, aslında bir bilirkişi raporu niteliğindedir. Komite, “Bu ürünün değeri budur,” diyor. Dolayısıyla bu değerin eksiği veya fazlası söz konusu olmaz. Ürün bugün üretilseydi değerinin ne kadar olacağı belirlenmiş oluyor.
Bu yöntem otomotiv sektörü için de bütün diğer mallar için de geçerlidir. İcraya konulan bir kararda ayıpsız misliyle değişim hükmü bulunuyorsa ilgili meslek komitelerinden yararlanabiliriz ve yararlanmalıyız.
Sefa Kabaalioğlu – Tüketici Hakları Uzmanı:
Ancak bunun öncesinde, tüketici lehine Tüketici Hakem Heyetinden karar çıktığında sürecin takip edilmesi; yani satıcıya dönülerek, “Ben bu şikâyetimde haklı bulundum ve kazandım. Ürünü ayıpsız misliyle değiştir,” denmesi gerekmiyor mu? Karşı tarafın da, “Ürün üretimden kalktı. Bir üst modelini verebilirim ancak arada şu kadar fiyat farkı var,” şeklinde cevap vermesi ve bu cevabın yazılı olarak alınması gerekmiyor mu?
Şükran Eroğlu – Avukat:
Hayır, buna gerek yok. Doğrudan icra müdürlüğüne giderek kararı icraya koyabilirsiniz. İlla satıcıyı önceden muhatap almanıza gerek yok.
Sefa Kabaalioğlu – Tüketici Hakları Uzmanı:
Peki, icra mahkemesi veya icra müdürlüğü, “Sen satıcıya gittin mi? Satıcı bu ürünü…” diye sormuyor mu?
Şükran Eroğlu – Avukat:
Hayır, sormuyor. Çünkü bizim verdiğimiz kararlar zaten mahkeme ilamı hükmündedir.
Sefa Kabaalioğlu – Tüketici Hakları Uzmanı:
Yani satıcıyla görüşmeden doğrudan icra müdürlüğüne giderek, “Ben bu ürünün ayıpsız misliyle değiştirilmesini istiyordum ancak şimdi bedelini istiyorum,” diyebiliyorum.
Şükran Eroğlu – Avukat:
Karşı tarafa zaten bir ödeme emri, daha doğrusu icra emri gönderilir.
Sefa Kabaalioğlu – Tüketici Hakları Uzmanı:
Tamam.
Şükran Eroğlu – Avukat:
İcra emriyle karşı tarafa, “Bu yükümlülüğü yerine getir; yani ürünü ayıpsız misliyle değiştir,” denir. Karşı taraf da o zaman, “Ürünün ayıpsız misli yok,” diye cevap verir. Bunun üzerine ilgili meslek komitesi devreye girer ve süreç ürün bedelinin ödenmesine dönüşür.
Dolayısıyla icra takibi yine ayıpsız misliyle değişim talebiyle başlar. Ancak karşı taraf, “Bende ürünün ayıpsız misli yok,” dediği için…
Sevda Şensoy – Avukat:
Yani, “Bu yükümlülüğü ifa edemiyorum, yerine getiremiyorum,” diyor. Bu durumda kararın parasal bedele çevrilmesi söz konusu oluyor.
